Birinci Çoğul Şahıs

Üzgünüm. Yolumuzu kaybettik, yarını, önümüzdeki haftayı, bir sonraki ayı..'tik' diyorum, birinci çoğul şahıs olarak konuşuyorum çünkü, insanlık olarak bu haldeyiz. Her şeye hükmedebileceği sanrısına kapılan insan yanıldı. Dünya üzerinde daha çok var olmak için kendini heba eden insan yenildi. 'Var olmak' ne demekti yanlış anladı insan. Bu varlık anlayışında dünyasını yok etti. Uğrunda hayvanları, bitkileri, toprağı, havayı, suyu yok ettiği hep daha fazlasını isteyen insanın, bir köşede olup biteni anlamlandırmaya çalışan çocuğa verecek bir cevabı yok şu sıralarda. Böyle yaşarken ardında ne bırakılabilirdi; hastalıklardan, beton yığınlarından, alınan nefesle ciğer yakan bir havadan, kuru topraktan, berraklığından eser kalmamış sudan başka. 
Fotoğraftaki yol bizim köy yolu. Benim de en sevdiğim yerlerden biri; sıkıldığımda da en olmak istediğim yerlerden. Ne yazık ki o huzur dolu yolun hemen aşağısında bir çöp alanı var, atık olarak görülen her şeyin gözden uzaklaştırılıverdiği bir alan. Bu yolda yürürken hep düşünürüm; insan kendi yaşamak istediği hayatı bu yol gibi eylemeye çabalarken, diğer yaşayanlara, yaşayacaklara kendi atıklarıyla dolu bir yaşamı nasıl bırakır?
Üzgünüm, çok üzgünüm.

Yorumlar