Bu bahar hiçbir ağacın çiçekler giydiğini görmediğimi fark ettiğimde bir şeyler oldu içimde. Toprak yeşillenirken, içimdeki derinlerde sarı bir mevsim hüküm sürüyordu sanki. Derinlerde bir yerde bastırdığım şeylerden birinin de 'bahar' olduğunu fark ettiğimde kalbim sızladı. Pembelere bürünmüş halde bahçe kapısının yanı başında şarkılar söyleyen elma ağacını bu kez duyamadığım için, beyazlar içinde en güzel elbisesiyle yoldan geçenleri selamlayan erik ağacına elimi uzatamadığım için garip bir his oluştu içimde. Ne çok şeyi kaçırıyoruz diye düşündüm dışarıdaki mevsimi içimizde bastırırken. Zamanları, mekanları kaçırıyoruz. Mesela şimdilerde en çok karıştırdığım şeylerden biri günler. Mekan derseniz; bir ev, bir oda ya da dört duvar, hiç değişmiyor. Ağaç yok, toprak yok, kuş yok. Ayın kaçı, haftanın hangi günü bilmiyorum. Zaman çok hızlı diye sızlandığım vakitler acımasızca bana kendini hatırlatıyor sanki. Şimdi buraya eski baharlardan çiçekli bir kare iliştiriveriyorum siz onlara besteler yapan kuşları duyun emi!
Sahi bugün günlerden neydi?
Sahi bugün günlerden neydi?

2020 yılının baharı ayı hüzün çiçekleri açıyor ne yazık ki. Duygulandırınızı çok güzel dile getirmişsiniz. Yüreğinize sağlık 🤚
YanıtlaSil